Bağımlılık yalnızca bir maddeye değil; bazen varoluşun ağırlığına verilen bir cevaptır. Bağımlılık çoğu zaman biyolojik, davranışsal veya psikiyatrik bir problem olarak ele alınır. Oysa varoluşçu psikoloji perspektifinden bakıldığında bağımlılık, insanın özgürlük, sorumluluk, yalnızlık ve anlam gibi temel varoluşsal gerçekliklerle kurduğu ilişkinin bir yansıması olabilir. Varoluşsal Kaygı ve Kaçış İnsan özgürdür. Ancak özgürlük beraberinde sorumluluk getirir.
Bağımlılık çoğu zaman tek bir kişinin değil, paylaşılan rollerin hikâyesidir. Bir Tiyatro Sahnesi Düşünün Bir tiyatro sahnesi düşünün. Oyunculardan biri rolünü bıraksa bile oyun bitmez. Bir başkası o rolü devralır, sahne devam eder. Bağımlılık da çoğu zaman böyle işler. Ortada tek bir “sorunlu kişi” varmış gibi görünür ama sahnenin arkasında herkesin bildiği, alıştığı roller vardır.
Bağımlılıktan iyileşme süreci, yalnızca madde kullanımının bırakılmasıyla sınırlı değildir. Bu süreçte kişinin iç dünyasını, farkındalığını, manevi yönünü ve günlük yaşam becerilerini anlamak ve takip etmek de çok önemlidir. Bu sayfada yer alan ölçekler, sizin iyileşme yolculuğunuzda hangi aşamada olduğunuzu daha iyi görmemize yardımcı olmak için hazırlanmıştır. Ölçeklerden elde edilen bilgiler: Craving (Aşerme) Ölçeği: Maddenin kullanım
Günlük hayatımızda alışkanlıklarımızın büyük bir yeri vardır. Her sabah aynı saatte kalkmak, kahve içmek ya da egzersiz yapmak gibi davranışlar, zamanla alışkanlık haline gelir. Ancak bazı alışkanlıklar, belirli bir süre sonra kontrol edilemez bir boyuta ulaşabilir ve bağımlılığa dönüşebilir.
Değerli Ziyaretçilerimiz ve Takipçilerimiz, Size müjdeli bir haberimiz var! Kişisel web sitemize yapılan siber saldırının ardından, gerekli güvenlik önlemlerini aldık ve sayfamızı güncelledik. Artık web sitemiz, eski gücü ve canlılığıyla sizler için yeniden aktif durumda. Bu süreçte yaşanan aksaklıklar ve olası rahatsızlıklar için özür dileriz. Güvenliğimizi artırmak adına alınan önlemlerle, web sitemizi daha güvenli hale
Bağımlılık, bir beyin hastalığıdır. Genellikle bir maddeye veya bir davranışa aşırı derecede bağımlı olma durumunu ifade eder. Bu bağlamda bakıldığında; bağımlılığın nörolojik etkileri, genellikle beyindeki belirli bölgelerin ve nörotransmitterlerin etkilenmesiyle ilişkilidir. İşte bağımlılığın nörolojik etkilerini açıklayan bazı temel noktalardan bu yazımda bahsedeceğim. Dopamin Sistemi: Dopamin, ödül ve zevk duygularını düzenleyen bir nörotransmitterdir. Bağımlılık genellikle dopamin
Bağımlılık hastalığı tanısı koymak için çeşitli kriterler ve değerlendirme yöntemleri vardır. Ancak, bugünkü güncel kabul edilen temel kriterler DSM-5 (Amerikan Psikiyatri Birliği’nin Diagnostik ve İstatistik El Kitabı) tarafından belirlenmiştir. DSM-5’e göre, bağımlılık hastalığı tanısı için aşağıdaki temel kriterlere bakılır: Madde Kullanımı: Kişinin belirli bir madde veya aktivite (örneğin, alkol, uyuşturucu madde, kumar, internet) kullanımı veya
Daha çok madde bağımlılığı alanında çalıştığım için genellikle madde bağımlılığı alanında hazırladığım sözlerdir. Bazı sözler ise genel bağımlılık hakkında söylenmiş sözlerdir. Bu sözleri bağımlı kişilerin yarına olacak şekilde herkes kullanabilir. Ve kaliteli şekilde indirebilir, baskı için talep eden olursa biraz daha kaliteli şekilde whatsapp hattımızdan ücretsiz olarak talep edebilir. Bağımlılıkla ilgili etkili sözler olarak yeni
Bağımlılıktan kurtulma süreci karmaşık ve kişiseldir. Her birey farklı bir deneyime sahip olabilir fakat genel olarak bağımlılıktan kurtulma aşamaları şu şekilde sıralanabilir;
Bir kişinin madde kullanıp kullanmadığını anlamak karmaşık bir süreç gerektirebilir ve kesin bir teşhis koymak için uzman bir kişinin yardımı gereklidir. Ancak bazı belirtiler ve davranışlar, bir kişinin madde kullanımıyla ilişkilendirilebilir. İşte dikkate almanız gereken bazı ipuçları: