Kategori: Genel

Bizi Üzen Olaylar mı, Onlara Verdiğimiz Anlamlar mı?

Aynı olay iki insanın başına gelir. Biri öfkelenir, diğeri üzülür. Bir başkası ise hiç önemsemez. Peki aynı olay neden herkeste aynı duyguyu oluşturmaz? Çünkü çoğu zaman duygularımızı yalnızca yaşadığımız olaylar değil, o olaylara verdiğimiz anlamlar belirler. Aynı Mesaj, Üç Farklı Duygu Telefonuna bir arkadaşından şu mesaj geliyor: “Bugün gelemeyeceğim, başka bir işim çıktı.” Bir kişi

İyi Hissetmek Hayat Kalitemizi Düşürüyor Olmasın?

Hayat kalitesi denildiğinde çoğu zaman aklımıza huzurlu olmak, daha az kaygı yaşamak, mutlu hissetmek ve günlük yaşamımızı daha rahat sürdürebilmek gelir. Bunlar elbette önemlidir. Ancak insanın hayat kalitesini yalnızca ne kadar iyi hissettiğiyle ölçmek, yaşamın daha derin ve belirleyici boyutlarını gözden kaçırmamıza neden olabilir. Çünkü insan bazen iyi hissetmediği hâlde hayatıyla daha sahici bir ilişki

Özgürlük ve Sorumluluk: Hayatımızın Neresinde Duruyoruz?

Bazen hayatımızda değiştirmek istediğimiz çok şey olur. Bir ilişkinin bizi yorduğunu, işimizin bizi tükettiğini, geçmişte yaşadıklarımızın bugünümüzü etkilediğini söyleriz. Bütün bunların içinde kendimize şu soruyu sormak kolay değildir: Bu hayatın içinde benim payım ne? Bu soru, kendimizi suçlamak için değil, özgürlüğümüzün nerede başladığını görebilmek için önemlidir. Özgür Olmak Her Şeyi Seçebilmek midir? Özgürlük çoğu zaman

Psikoterapi Serisi – 5: Terapide Zorlanmak Neden Bazen İyidir?

Psikoterapi çoğu zaman rahatlama ile eş anlamlı düşünülür. “Seans iyi geçti mi?” sorusu çoğu zaman şu anlama gelir: “Kendimi daha iyi hissediyor muyum?” Oysa terapi her zaman rahatlatmaz. Bazen seans bittiğinde zihniniz daha dolu, kalbiniz daha ağır, hatta içiniz biraz karışık olabilir. Ve bu her zaman kötü bir şey değildir. Rahatlama mı, Dönüşüm mü? Bir

Psikoterapi Serisi – 4: Teknik mi, Zemin mi?

Psikoterapi denildiğinde çoğu zaman teknikler akla gelir. Bilişsel yeniden yapılandırma, duygu düzenleme stratejileri, maruz bırakma, sınır koyma çalışmaları… Teknikler değerlidir. Yılların birikimiyle oluşmuş yöntemlerdir. İşe yararlar. Ancak şu soru çoğu zaman yeterince sorulmaz: Teknik neyin üzerine oturuyor? Teknik Her Zaman İyileştirir mi? Bir danışan düşünelim: “Kendimi değersiz hissediyorum.” Bu cümleye teknik bir müdahale mümkündür. Olumsuz

Psikoterapi Serisi – 3: İyileşme Nedir?

Psikoterapide en çok kullanılan kelimelerden biri “iyileşme”dir. Ancak bu kelime çoğu zaman belirsizdir. İyileşmek ne demektir? Semptomların azalması mı? Daha az kaygı mı? Daha az ağlamak mı? Daha işlevsel olmak mı? Elbette bunlar iyileşmenin parçaları olabilir. Ancak benim için iyileşme, bir sonuca ulaşmak değil; bir yönelime girmektir. Lokal Rahatlama mı, Bütüncül İyileşme mi? Bir danışan

Psikoterapi Serisi – 2: Psikoterapi Ne Değildir?

Psikoterapinin ne olduğunu konuşmak kadar, ne olmadığını konuşmak da önemlidir. Çünkü çoğu hayal kırıklığı, yanlış beklentilerden doğar. Psikoterapi her şeyi düzeltmez. Hayatı kusursuz hale getirmez. Acıyı tamamen ortadan kaldırmaz. Ve belki de en önemlisi: Psikoterapi sadece iyi hissettirme süreci değildir. Psikoterapi Bir Hızlı Çözüm Merkezi Değildir Bazı danışanlar terapiye şu beklentiyle gelir: “Bunu bir an

Psikoterapi Serisi – 1: Psikoterapi Nedir?

Psikoterapi çoğu zaman bir “iyileştirme hizmeti” gibi düşünülür. Sorunları azaltmak, kaygıyı düşürmek, ilişkileri düzeltmek, daha iyi hissetmek… Elbette bunlar küçümsenecek hedefler değildir. Ancak psikoterapi yalnızca bunlardan ibaretse, bir şey eksik kalır. Benim için psikoterapi; insanın kendiyle, değerleriyle, çelişkileriyle ve gerçekliğiyle kurduğu ilişkiyi fark etmeye başladığı bir alandır. Semptomlar bu sürecin parçasıdır; fakat merkezin kendisi değildir.

Gerçeklik Terapisi ile Varoluşçu Yaklaşımın Kesiştiği ve Ayrıştığı Noktalar

Özgürlük, sorumluluk ve seçim kavramları iki yaklaşımın ortak zeminini oluşturur; ancak insan doğasına bakış ve müdahale biçimleri farklılaşır. Psikoterapi kuramları farklı terminolojiler kullansa da, bazı yaklaşımlar insanın temel varoluşsal meselelerinde ortaklaşır. Gerçeklik Terapisi ve varoluşçu yaklaşım da bu ortak zeminde buluşan, ancak yöntem ve vurgu açısından ayrışan iki önemli perspektiftir. Ortak Zemin: Özgürlük ve Sorumluluk

Sorumluluk Almadan Hayat Kalitesi Artmaz

“Bazı gerçekler vardır; motive etmez ama uyandırır.” Bir adam her sabah aynı yoldan işe gider. Yol bozuk, trafik yoğun, herkes gergindir. Her gün şikâyet eder: “Bu yol çekilmiyor.” Bir gün biri ona şunu söyler: “Bu yolu kullanmak zorunda değilsin.” Adam durur. Yolun bozuk olması onun suçu değildir. Ama her gün aynı yoldan gitmeye devam etmek