Bağımlılık yalnızca bir maddeye değil; bazen varoluşun ağırlığına verilen bir cevaptır. Bağımlılık çoğu zaman biyolojik, davranışsal veya psikiyatrik bir problem olarak ele alınır. Oysa varoluşçu psikoloji perspektifinden bakıldığında bağımlılık, insanın özgürlük, sorumluluk, yalnızlık ve anlam gibi temel varoluşsal gerçekliklerle kurduğu ilişkinin bir yansıması olabilir. Varoluşsal Kaygı ve Kaçış İnsan özgürdür. Ancak özgürlük beraberinde sorumluluk getirir.
Bağımlılık çoğu zaman tek bir kişinin değil, paylaşılan rollerin hikâyesidir. Bir Tiyatro Sahnesi Düşünün Bir tiyatro sahnesi düşünün. Oyunculardan biri rolünü bıraksa bile oyun bitmez. Bir başkası o rolü devralır, sahne devam eder. Bağımlılık da çoğu zaman böyle işler. Ortada tek bir “sorunlu kişi” varmış gibi görünür ama sahnenin arkasında herkesin bildiği, alıştığı roller vardır.
Bağımlılıktan iyileşme süreci, yalnızca madde kullanımının bırakılmasıyla sınırlı değildir. Bu süreçte kişinin iç dünyasını, farkındalığını, manevi yönünü ve günlük yaşam becerilerini anlamak ve takip etmek de çok önemlidir. Bu sayfada yer alan ölçekler, sizin iyileşme yolculuğunuzda hangi aşamada olduğunuzu daha iyi görmemize yardımcı olmak için hazırlanmıştır. Ölçeklerden elde edilen bilgiler: Craving (Aşerme) Ölçeği: Maddenin kullanım
Günlük hayatımızda alışkanlıklarımızın büyük bir yeri vardır. Her sabah aynı saatte kalkmak, kahve içmek ya da egzersiz yapmak gibi davranışlar, zamanla alışkanlık haline gelir. Ancak bazı alışkanlıklar, belirli bir süre sonra kontrol edilemez bir boyuta ulaşabilir ve bağımlılığa dönüşebilir.
Hayatını bağımlılık etkisinden kurtarmak isteyen bireyler için kapsamlı ve destekleyici bir rehabilitasyon sürecidir. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Tazelenme Merkezi, bağımlılık (madde, alkol, kumar) ile mücadele eden kişilerin yaşamlarını yeniden düzenleyebilmeleri için yapılandırılmış bir destek ve iyileşme hizmeti sunan kurumsal bir birimdir. Bağımlılık yalnızca belirli bir madde veya davranışa bağlılık değil; çoğu zaman bireyin yaşam modelini, ilişkilerini
Bağımlılık, bireylerin hayatlarını etkileyen derin ve karmaşık bir sorundur. Ancak, birçok madde bağımlısı birey, tedaviye karşı direnç gösterebilir veya tedaviyi reddedebilir. İşte bu noktada, “Madde Bağımlısı Bireylere Tedaviyi Kabul Ettirme Eğitimleri” devreye giriyor.
Yurtdışında sıklıkla duyduğumuz ve artık Türkiye’de de bağımlılık yapıcı bir madde olarak yayılan ketamin, köpek eroini ismiyle de kullanıcılar arasında adlandırılmaktadır. Ketamin, başlangıçta anestezi amaçları için geliştirilmiş bir ilaçtır. Bu madde, anestezik özelliklere sahip olmasının yanı sıra narkotik bir etkiye de sahiptir. İlk olarak 1960’ların ortalarında kullanılmaya başlanmıştır ve hâlâ cerrahi işlemlerde, travma tedavilerinde ve
Ekstazi ve ecstasy gibi yazılımlarla da kullanılan extacy zaman zaman da şeker, hap ya da üzerindeki şekillerle isimlendirilebiliyor. Genellikle MDMA (3,4-metilendiyoksimetamfetamin) adı verilen bir uyuşturucu madde içeren bir bağımlılık yapan psikoaktif madde türüdür. MDMA, genellikle parti ortamlarında kullanılan ve kullanıcıya enerji artışı, artmış sosyal etkileşim ve duygu değişimleri gibi etkiler sağlayan bir maddedir.
Bağımlılık, bir beyin hastalığıdır. Genellikle bir maddeye veya bir davranışa aşırı derecede bağımlı olma durumunu ifade eder. Bu bağlamda bakıldığında; bağımlılığın nörolojik etkileri, genellikle beyindeki belirli bölgelerin ve nörotransmitterlerin etkilenmesiyle ilişkilidir. İşte bağımlılığın nörolojik etkilerini açıklayan bazı temel noktalardan bu yazımda bahsedeceğim. Dopamin Sistemi: Dopamin, ödül ve zevk duygularını düzenleyen bir nörotransmitterdir. Bağımlılık genellikle dopamin
Soru: BAYDER Madde Bağımlılığı Tedavi Programı Nasıl? Neler Yapılıyor? Cevap: BAYDER (Bağımsız Yaşam Derneği) tarafından madde bağımlılığı öyküsü olan kişilere uygulanan program hakkında zaman zaman sorularla karşılaşıyorum. BAYDER Modeli olarak da zaman zaman isimlendirildiğini duyabileceğiniz bu programın içeriğinden biraz bahsedelim.