Sorumluluk Almadan Hayat Kalitesi Artmaz
“Bazı gerçekler vardır; motive etmez ama uyandırır.”
Bir adam her sabah aynı yoldan işe gider.
Yol bozuk, trafik yoğun, herkes gergindir.
Her gün şikâyet eder: “Bu yol çekilmiyor.”
Bir gün biri ona şunu söyler:
“Bu yolu kullanmak zorunda değilsin.”
Adam durur.
Yolun bozuk olması onun suçu değildir.
Ama her gün aynı yoldan gitmeye devam etmek bir tercihtir.
İşte sorumluluk tam olarak burada başlar.
Sorumluluk Nedir, Ne Değildir?
Sorumluluk çoğu zaman yanlış anlaşılır.
Suçlulukla karıştırılır, kendini hırpalamak sanılır.
Oysa sorumluluk;
- “Her şey benim hatam” demek değildir.
- Kendini yargılamak değildir.
- Geçmişi inkâr etmek hiç değildir.
Sorumluluk, olan bitenin içinde benim payım nerede diye dürüstçe bakabilmektir.
Bu soru rahatsız eder.
Çünkü insanı haklı olmaktan çıkarır.
Neden Kaçarız?
İnsanlar sorumluluktan kaçtıkları için değil,
sorumluluğun çağırdığı değişimden korktukları için dururlar.
Çünkü sorumluluk almak;
- Alışkanlıkları bozar
- Konforu sarsar
- “Beni böyle yaptılar” cümlesini yetersiz bırakır
Haklı kalmak, çoğu zaman iyileşmekten daha kolaydır.
Hayat Kalitesi Neden Artmaz?
Birçok insan daha iyi bir hayat ister.
Daha az stres, daha anlayışlı insanlar, daha adil koşullar…
Ama şartlar değişse bile bazı hayatlar aynı yerden devam eder.
Çünkü değişmeyen şey çoğu zaman koşullar değil, bakış açısıdır.
Aynı döngüler, aynı ilişkiler, aynı şikâyetler…
Sonuçlar da ister istemez aynı olur.
Kırılma Noktası
Hayat genellikle bir anda değişmez.
Ama biri sorumluluk almaya başladığında,
aynı hayat başka hissedilmeye başlar.
Yük bir anda azalmaz.
Ama yön değişir.
Ve yön değiştiğinde, insan ilk defa gerçekten yürüdüğünü hisseder.
Son Olarak…
Bu yazıyı okurken savunmaya geçtiğin bir yer olduysa,
muhtemelen en çok işine yarayacak yer orasıdır.
Sorumluluk almak ağırdır.
Ama uzun vadede insanı hafifleten tek şey de odur.



