Psikoterapi Serisi – 2: Psikoterapi Ne Değildir?
Psikoterapinin ne olduğunu konuşmak kadar, ne olmadığını konuşmak da önemlidir.
Çünkü çoğu hayal kırıklığı, yanlış beklentilerden doğar.
Psikoterapi her şeyi düzeltmez.
Hayatı kusursuz hale getirmez.
Acıyı tamamen ortadan kaldırmaz.
Ve belki de en önemlisi:
Psikoterapi sadece iyi hissettirme süreci değildir.
Psikoterapi Bir Hızlı Çözüm Merkezi Değildir
Bazı danışanlar terapiye şu beklentiyle gelir:
“Bunu bir an önce çözmek istiyorum.”
Bu anlaşılır bir istektir. Kimse acıyla uzun süre kalmak istemez.
Ancak psikoterapi bir arızayı tamir eden teknik servis değildir.
Çoğu zaman semptomun arkasındaki anlam, semptomun kendisinden daha karmaşıktır.
Örneğin:
“Kaygımı azaltmak istiyorum.”
Kaygı azaltılabilir. Teknikler vardır. İşe yarar.
Ama bazen asıl soru şudur:
“Bu kaygı seni neden terk etmiyor olabilir?
Seni hangi gerçekle yüzleşmekten alıkoyuyor ya da hangi gerçeğe yaklaştırmaya çalışıyor?”
Psikoterapi yalnızca kaygıyı susturmakla yetinirse,
mesajı da susturmuş olabilir.
Psikoterapi Sürekli İyi Hissetme Alanı Değildir
Bir danışan şöyle demişti:
“Seanslardan sonra bazen daha kötü hissediyorum. Bu normal mi?”
Evet, bazen normaldir.
Çünkü terapi, bastırılmış olanın yüzeye çıkabildiği bir alandır.
İnsan yıllarca kaçındığı bir düşünceyle, bir kayıpla, bir korkuyla ilk kez temas ettiğinde hafiflemekten önce ağırlaşabilir.
İyi hissetmek kıymetlidir.
Ama her rahatlama iyileşme değildir.
Her zorlanma da gerileme değildir.
Psikoterapi Terapistin Doğrusunu Öğretme Alanı Değildir
Terapi bir değer aktarım süreci değildir.
Terapist kendi dünya görüşünü, yaşam felsefesini ya da “doğru” kabul ettiği yaşam biçimini danışana enjekte edemez.
Psikoterapi; danışanın kendi değer sistemini görmesine,
çelişkilerini fark etmesine ve seçimlerinin sorumluluğunu almasına yardımcı olur.
Örneğin:
“Böyle davranmam yanlış mı?”
Bu soruya verilecek hızlı bir “evet” ya da “hayır”, terapötik değildir.
Daha terapötik olan soru şudur:
“Bu davranış, senin değerlerinle ne kadar tutarlı?”
Psikoterapi doğruyu öğretmez.
Kişinin kendi doğrularını bilinçli ve tutarlı biçimde inşa etmesine eşlik eder.
Psikoterapi Sadece Semptom Giderme Süreci Değildir
Semptomlar azalabilir.
Panik ataklar seyrekleşebilir.
Uyku düzeni toparlanabilir.
Bunlar önemlidir.
Ancak kişi hâlâ aynı ilişki döngülerine giriyorsa,
aynı değersizlik inancını taşıyorsa,
aynı kaçınmaları sürdürüyorsa;
orada yalnızca lokal bir rahatlama vardır.
Psikoterapi daha derine bakar:
- Bu semptom hangi ihtiyacı anlatıyor?
- Hangi çelişkiyi görünür kılıyor?
- Hangi değere temas etmeye çalışıyor?
Semptom bazen sorunun kendisi değil,
anlamın taşıyıcısıdır.
Psikoterapi Konfor Alanı Değildir
Psikoterapi güvenli bir alandır;
ama her zaman konforlu bir alan değildir.
Güven ve konfor aynı şey değildir.
Güven, zor olanın da konuşulabildiği bir zemindir.
Konfor ise zor olandan uzak durmayı tercih edebilir.
Terapi bazen tam da konfor alanının sınırında başlar.
O Halde Psikoterapi Ne Yapar?
Psikoterapi:
- İnsanı “düzeltmeye” çalışmaz.
- İnsanı daha bilinçli hale getirmeye çalışır.
- İnsanı kusursuz yapmaya çalışmaz.
- Onu kendi çelişkileriyle daha temaslı kılar.
- Hayatı kolaylaştırmaz; hayatla daha gerçek bir ilişki kurmayı destekler.
Psikoterapi bazen semptomu azaltır.
Bazen ilişkiyi düzeltir.
Bazen kaygıyı hafifletir.
Ancak esas gücü, kişinin kendi gerçekliğiyle yüzleşebilme cesaretini artırmasındadır.
Psikoterapi bir kaçış değil; bir temas alanıdır.



